BAZI HİKAYELER YARIM KALIR

Yavaş yavaş evin terasa çıkan merdivenlerini tırmandım, duvarın en ücra köşesine gittim ve kollarımı açtım yıldızlarla aramda geçen ufak flörtleşmeden sonra gözlerimi kapatıp “işte tüm kalıplarımdan kurtuldum”hissiyatına kavuşmak hayatımın en özel anıydı.
O sabah ev her zamanki gibi soğuk ve neşesizdi. O kadar sessizdi ki çay kaşığının sesi babama dalmış olan annemi irkiltti. O an farkettim annemin gözlerinde bir sır
vardı ve bir şeyler hesaplıyordu çok belliydi. Belli olan diğer şey ise yaptığı hesap, babamın şakağıyla gırtlağı arasındaki mesafeye aitti. Bir gözü kan çanağı diğer gözü ise kutuplardan bir manzaraydı ilk defa görüyordum böyle, o an anladım kapımızda bir fırtına var ve bu onun sessizliğiydi.
Dünyevi olgulara kendini kaptırmış her insanın Azrailʼi, kalbiyle beyni arasındaki köprüyü kurmasıyla görevlendirdiği kişidir diye geçirdim aklımdan. Her şey olup bitmişti ve bu benim o terastan süzülürken yani saniyelerim varken aklımdan geçen son cümleydi.
Tekrar sabaha dönecek olursak, sebebini asla bilemeyeceğim yani beni rahatlatan vahşetin göbeğine; ölü uyanan bi ev hatırlıyorum hatta o kadar ölü ki 5 kişilik bir aileyi adeta beyni yıkanmış militan edasıyla aynı sofrada toplayabilecek kadar ölü uyanan bir ev. Annem sakince yerinden kalktı ve diğer odaya geçti, 5 dakika sonra o tiz sesiyle “Metin” diye seslendi. Babam, suçlu ama bir o kadar da kendinden emin adımlarla odaya gitti yarım saat kadar çıkmadılar o odadan. Neydi, ne olmuştu bu soruyu onlara soramamamın acısı bunca zaman sonra bile içimi yakmaya yetiyordu.-Her ne kadar farklı bir boyuttan size
seslensem de- neyse iki kişi girdikleri odadan bir kişi çıkabilmişti annem yanlış hesap yapmış, babam kazanmıştı bir ceset çıkardık ve bir hiçlik zaman işte bu kadar önem kazanmıştı bizim için yani sona kalan o üç kardeş için yaklaşık bir saat sonra benim öldüğümü de hesaba katarsak iki kişi diyelim biz ona
Sonra mı? İşte sonrası
Yavaş yavaş evin terasa çıkan merdivenlerini tırmandım, duvarın en ücra köşesine gittim ve kollarımı açtım yıldızlarla aramda geçen ufak flörtleşmeden sonra gözlerimi kapatıp “işte tüm kalıplarımdan kurtuldum”hissiyatına
kavuşmak hayatımın en özel anıydı.
Tabi yıldızlarla olan flörtüm sırasında kendimce bir günün insanı nasıl hiç ettiğini ve zamanın, anların önemini düşünmeden de edemezdim
Zaman; bizi bir yağmur tanesinden alıp toprağa işleyen, yeşerttiği çiçeğin poleninden babanın vücuduna karıştıran, ordan ana ile buluşturan , gereken olgunluğa ulaştırdığında seni kendisiyle yarıştıran en büyük gerçeklik.
Devam edecek…